Mehdi Eker, FAO Genel Direktörlüğüne aday Posted on 11 Haziran 2026 by Yusuf Arslan Eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Birleşmiş Milletler’in (BM) önde gelen kuruluşlarından Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) genel direktörlüğüne aday gösterilmesiyle, Türkiye’nin hem dış politikada hem de tarım ve gıda güvenliği konusundaki deneyimlerini aktarmada yeni bir yola çıktığını söyledi. Merkezi İtalya’nın başkenti Roma’da bulunan FAO’nun 2027 yılında yapılacak genel direktörlük seçimine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle Türkiye’nin adayı olarak gösterilen Eker, seçim kampanyasını, FAO’nun genel merkezine taşıdı. FAO Konseyinin 181. Oturumunun başladığı 8 Haziran’dan bu yana 40 civarında ülkenin temsilcisiyle birebir görüşen, adaylık süreci ve hedeflerini anlatan Eker, ayrıca FAO’da çalışan Türklerle de bir araya gelerek, hem onların sorun ve önerilerini dinledi hem de adaylığıyla ilgili bilgi verdi. FAO’daki temaslarının ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, Eker, “Türkiye Cumhuriyeti ilk defa FAO Genel Direktörlüğüne bir aday gösterdi. Bunun milletimiz, ülkemiz ve bütün insanlık için inşallah hayırlar getirmesini diliyorum.” dedi. Eker, adaylığının, Türkiye için yeni bir yolculuk olduğuna işaret ederek, “Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle ve onun ilanıyla; Türkiye bir yola çıktı. Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde uluslararası alanda da uluslararası kuruluşlarda da görünürlüğünü ve etkinliğini daha iyi bir noktaya taşıdı. Türkiye’nin bugüne kadar yaptığı dış politikayla ilgili hamlelerinin yanında, bu da önemli bir adım.” diye konuştu. “Bir referans kuruluştur” FAO’nun çok önemli ve BM kuruluşları içinde teknik yardım ve danışmanlık kuruluşu olduğunu belirten Eker, FAO’ya 193 ülkenin üye olduğunu anımsattı. Eker, “81 yıllık tarihinde FAO, gıda ve tarımla ilgili temel bilgileri dünyada topluyor. Bir referans kuruluştur.” ifadesini kullandı. FAO’nun dünya gıda kodeksini hazırladığını, uluslararası bitki koruma kodeksini yaptığını anlatan Eker, şöyle devam etti: “Tarım, gıda, hayvancılık ve balıkçılıkla ilgili dünyanın en büyük istatistik veri ağına sahip. O istatistikleri de FAO topluyor, analiz ediyor, raporlara döküyor ve bütün üye ülkelere sunuyor. Bu da hem ticaret hem hastalıklardan korunmak hem üretimi arttırmak için büyük bir veri kaynağı.” “Gıda güvenliği esasen bir küresel güvenlik meselesidir” Eker, bu temel faaliyetlerin yanında FAO’nun küresel açlıkla mücadele gibi temel bir fonksiyonu da olduğunu ifade ederek, “Bu özellikle çok önemli. Gıda güvenliği esasen bir küresel güvenlik meselesidir. Eğer komşunuz aç ise siz güvende olmazsınız.” dedi. Dünya nüfusunun 8,3 milyar olduğunu ve bugün 11 milyar insana yetecek kadar gıda üretildiğine dikkati çeken Eker, şu değerlendirmede bulundu: “Daha fazla gıda üretiliyor. Ancak 730 milyon insan aç. Son Körfez kriziyle buna bir 40-45 milyon daha ilave olması bekleniyor. Bu, 800 milyona varacak demektir. 1,4 milyar insan obeziteden şikayetçi, 2,3 milyar insan da yetersiz ve dengesiz besleniyor. Yani tabağında bir şey var ama yedikleri ihtiyaçlarını sağlıklı bir beden ve zihin ve hayat için gerekli mikro besin elementlerini içermiyor. Şimdi durum bu dünyada. Çok dengesiz. Ayrıca üretilen toplam gıdanın 3’te 1’i de ya kaybediliyor ya da israf ediliyor.” Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın liderliğinde İstanbul’da geçen hafta yapılan Sıfır Atık Forumu’na katıldığını anlatan Eker, “Orada ülkeler dile getirdiler; en makul ve en hikmetli yol, fazla üretimden ziyade mevcut üretimi muhafaza etmek, insanın faydalanacağı hale getirmektir ve adil dağıtımdır. Adil dağıtımın yeryüzündeki en hikmetli ifadesi Hazreti Muhammed’in (SAV) bir hadisi şerifidir: ‘Komşusu aç iken, tok yatan bizden değildir